Cumartesi, 27 Aralık 2014 13:58

AĞIL

Yaşayan bir şey kalmış taşlarında
ey yeşil şafakların kız kardeşi.
Gerçek mezarları şaşırtır
ellerinin sessizliği.
Rengarenk gözlüklerin türlü keyfiyle
sorumsuz kazma yaralar kalbini
ve yabancı turistin savurduğu aptalca "oh"
çarpar yüzüne gücendiren hakareti.
Kategori Che Şiirleri
Salı, 19 Kasım 2013 20:55

Akay Aktaş - EL CHE

Ernesto Che Guevera’nın 44.ölüm yıldönümü. Che, 8 Ekim 1967’de Bolivya’nın ormanlık

bölgesinde yaralı olarak yakalandı, aynı gün götürüldüğü bir köy okulunda “Bize onun canlısı

gerekmez” talimatı üzerine öldürüldü, cesedi yarı çıplak bir halde günlerce teşhir edildi, sonra

Bize onun canlısı parça parça edilerek parçalar değişik yerlere gömüldü.

Ernesto, çocukluğundan beri astım hastası Arjantinli bir tıp öğrencisidir. Yaradılışı gereği

yerinde durmaz, hareketli bir gençtir; böyle olduğu için kendisine “disiplinsiz, ele avuca

sığmaz” anlamında “guevera” lakabı takılmıştır. Öğrenimini tamamlamadan edindikleri

külüstür bir motosikletle arkadaşıyla birlikte Latin Amerika’yı dolaşırlar. Kıta halklarının

kendi halkı gibi kötü koşullarında yaşadıklarını gözlemler. Che, döndüğünde artık

kendisine “Latin Amerikalıyım” diyecektir.

Che, okulu bitirip doktor olur. Evlenir, bir kızı olur. Ancak o, bu hayatı sürdüremeyecektir.

Bir daha dönmemek üzere Arjantin’den ayrılır.

Meksika’da bulunduğu süre önemli bir değişim geçirir; Lenin’i, Mao’yu, Stalin’i, en çok da

Marks’ı okur. O bilimsel bir sosyalisttir, artık. O ara Küba’dan sürgün edilen Fidel Kastro ile

tanışır; onunla Küba’da Baptista rejimini nasıl devirecekleri konusunda günler geceler boyu

planlar yaparlar.

Bir süre sonra Che ve Fidel 80 arkadaşı ile birlikte köhne bir tekneyle denize açılırlar,

meşakkatli ve tehlikeli bir yolculuktan sonra Küba’ya ayak basarlar. Baptista’nın

askerleri kendilerini beklemektedir. Daha ilk çatışmada 20 arkadaşı kaybedince, Küba’nın

doğusundaki yüksek rakımlı Sierra dağlarına çekilirler. Che için gerilla hayatı başlamıştır.

Astımı azdığı halde kampın yönetimini üstlenir. Silah atölyesi kurulur; bazuka vb gibi silahlar

üretilmeye başlanır. Fırın, yemekhane, okul önceliklidir. Che, burada kendilerine katılan

yoksul köylülere okuma yazma öğretir, onları sosyalist öğretiyle tanıştırır. Kısa sürede

önemli gelişme kaydeder. Kastro, ona ‘kumandan’ rütbesi verir. Che,bundan sonra Küba’nın

ilk ve tek ‘kumandan’ı olarak kalacaktır ve nişan olarak beresine taktığı kızıl yıldız bundan

böyle dünya devrimcilerinin nezdinde simgeleşecektir.

Gerilla güçleri beklenmedik bir anda Baptista rejimini yıkar ve sosyalist Küba’nını inşasına

başlarlar. Zor bir süreçten geçen ülkede en çetin yükümlülükleri üstlenen Che, petrolü

millileştirir, toprak ağalarının topraklarını topraksız köylülere dağıtır, şeker kamışı üretimini

yaygınlaştırır, okulların açılmasına büyük önem verir. Her çetin problemi çözmeye

koşması fıkralara konu olur. Bir fıkraya göre, ülkeyi ziyaret eden bir ekonomi bakanı,

Che’ye “Hazineden sorumlu olduğunuza göre iyi bir ekonomist olmalısınız” deyince şu

karşılığı alır: “Hayır, iyi bir komünistim.”

Che, bu en yüksek görevleri sürdürürken giyimiyle, yaşam tarzıyla halktan kendini ayırmaz;

tezgah başında iplik işler; şeker kamışı tarlasında bağ taşır; okulda kara tahtanın başındadır.

Ona göre sosyalizmin düşmanı, ahtapota benzettiği kapitalizmle birlikte, üretime katılmayıp

yukarıdan emirler veren, halktan ayrıcalıklı bir yaşam sürdüren bürokrasidir.

Che bu arada dünyayı dolaşır; Kruşçef’le, Mao’yla, Gandi’yle tanışır. Bu gezilerin birinde

Cezayir’de yaptığı bir konuşmada, üçüncü dünya ülkelerinin kalkınmasına önem verilmesi;

sosyalist ülkelerin bu ülkelere yardım etmesi gerektiğini söylemesi hoşnutsuzluk yaratır; her

demeci Küba basınında yer aldığı halde bu konuşmasına yer verilmez. Küba’ya dönüşünde

Fidel Kastro ile 40 saati bulan bir buluşması olur. Bu konuşmadan sonra Che, kıtanın orta

yerindeki Bolivya’ya gider. Amacı, bir taraftan sürmekte olan Vietnam savaşına destek

sağlamak, diğer taraftan Latin Amerika ülkelerindeki militan mücadeleleri birleştirmektir.

Che yenilmedi, tersine dünya sosyalizm tarihine-bugünün sosyalizmin bazı ülkelerde

çöküşünü de içeren-yol gösteren tecrübeler kattı. Özellikle gençlere düşen görev, Che’yi

simgesel özelliklerinden sıyırıp, O’nun yaşamıyla bir tuttuğu devrimci mücadeleyi gereği gibi

öğrenip değerlendirmektir.