Perşembe, 06 Mart 2014 11:37

Özcan Sapan - Dünya Halklarının Zalimlere Tokadı: Ernesto Che Guevara

Yazan 
Öğeyi Oyla
(0 oy)

Ne Homeros’un İlyada’sı ne  Akha’ları kahreden Akhileus’un öfkesi!

Dünya Halklarının Zalimlere Tokadı: Ernesto Che Guevara

1965 yılı başından beri batı dünyası basını onun hakkında bir çok şeyler yazdı ve söyledi. Kimi onu Dortikos’un öldürdüğünü, kimi de Castro tarafından sürüldüğünü, kimi de Küba’daki önemli mevkiini kaybetmeye dayanamayarak intihar ettiğini ileri sürmekteydi.

 

Ama o meşhur salı günü ajanslar “Che” Guevara’nın ölüm haberini verdiler. Ancak bu da Guevara’nın Bolivya’da öldürüldüğü yolunda çıkarılan ilk haber değildi. Bu tarihten iki hafta kadar önce yine aynı yolda haberler çıkarılmıştı. Fakat son haber... Doğruydu...

 

Che Guevara’nın ismi etrafında çeşitli söylentiler çıkarılmasının sebebi Guevara’nın çağımıza tanıklık yapan kurtuluş savaşı kahramanları arasında önemli bir yer tutması, emperyalizme karşı yürütülen savaşın tekniğine katkıda bulunmasıdır. En önemlisi halkların kurtuluş umudu olmasıdır...

 

Alberto Kodra’nın objektifinden çıkan ve belki de şu an milyonlarca evin duvarını süsleyen o ünlü portrenin efsanevi önderi, 1928 yılı Haziran’inin 14’ünde Rosario de la Fe’de (Arjantin), aslen İrlandalı olan Ernesto Guevara Lynch’in ve İspanyol kökenli Celia de la Serna’nın oğlu olarak dünyaya gelir. Anne babası dinsel görevlerini yerine getirmeyen katoliklerdir. Mayıs 1930 Che, ilk astım krizini annesiyle birlikte ırmakta yüzdükten sonra geçirir. Kriz, Ernesto’nun 15 günlükken geçirdiği zatürrenin sonucu olan bir akciğer rahatsızlığının belirtisidir. 1932 yılında doktorlar hava değişimi öğütlediği için aile, Sierra de Cordoba’da turistik bir yöre olan Altagracia’ya taşınmak zorunda kalır.

 

1935’de Eğitim Bakanı aileye gönderdiği bir mektupta, Ernesto’nun yedi yaşında olmasına rağmen neden hala okula kaydedilmediğini sorar. Ernesto astım nedeniyle okula gidememiştir. İlk yıl ona annesi ders verir. İkinci ve üçüncü sınıf için okula gider ama altıncı sınıfa kadar onu yine kardeşleriyle annesi ellerinden geldiğince okumasına yardımcı olurlar. Son yıl yine Cordoba’da Colegio Nacional Dean Funes’de normal okula gitmeye başlar ama bu arada da sürekli güçten düşüren hastalığa meydan okumak için futbol oynamaya başlar. 1937’de babası İspanyol Cumhuriyetini desteklemek için Altagracia’da bir komite kurar. Che’nin çok yönlü kişiliği küçük yaşlarda başlar... Futbol oynar, sporun bütün dallarında boy gösterir ve nihayet 1942 yılında da bir resim kursuna katılarak sanatla olan bağını burada pekiştirir.

 

1943 yılı Che için  fırtınalı günlerin başlangıcıydı... Cordobalı üniversite öğrencileri boykottalar, direnişler ve yürüyüşler gerçekleştiriyorlar. Okul arkadaşı Tomas’ın ağabeyi, dostu Alberto bir gösteri sırasında tutuklanıp Cordoba merkez karakoluna götürülünce, Tomas ağabeyini ziyarete giderken Ernesto ona eşlik ediyor. Bu kez olup bitenleri anlamlandırmaya başlamıştır. Olaylar hızla gelişse bile süreci artık bir yerinden yakalamıştır Che.

 

Ayrıca babasının mimar olması Che’ye bazı ayrıcalıklar kazandırmıştı. Buenos Aires Üniversitesi’nde tıp tahsili yapmak imkanını bu sayede elde etmişti. Kısa zamanda kazandığı başarılar onun tıp tahsili yapmasındaki koşulları gölgede bırakmıştı... Ve başarılı bu öğrenci artık bir doktordu. Guevara daha üniversite sıralarında iken Latin Amerika ülkelerini dolaşmıştı. Uzun süren bir yolculuktu bu. 29 Aralık 1951’de Che ve arkadaşı Alberto Granado, Poderosa II adını verdikleri motosiklete atlayarak, Latin Amerika’yı boydan boya katedecek uzun bir gezi için yola koyuldular.  Buenos Aires’ten çıkarak önce Atlantik kıyılarına, oradan Andları aşarak Pasifik’e ulaştılar ve Şili’den hareketle Bolivya ve Peru’yu katedip Kolombiya üzerinden Carasas’a vardılar. 23 yaşındaki Che, dokuz ay süren bu serüven boyunca yaşadıklarını, gözlemlerini ve edindiği izlenimlerini bir günlükte topladı: Latinoamericana / Bir Motosiklet Gezisi Günlüğü. Bu gezi aynı zamanda Che’nın önemli karar aşamalarına tanıklık yaptı. Bütün bir coğrafya taa içinden kanıyordu. Hastalık, yoksulluk diz boyunu çoktan geçmişti. Bir doktor olarak tek tek tedavi mi yoksa, sorunun kökenlerine kadar inerek sistemle hesaplaşmak mi? Hangisi doğruydu. Hastalığın kökenini bulan Che, kısa zamanda da kararını vermişti. Ve Che çok fazla düşünmedi o kararını ikinci şıktan yana kullandı...

 

1953 yılında Meksika’da Fidel Castro ile birleşti. Ömründe hiçbir zaman doğru dürüst pasaport sahibi olmamış olan Guevara burada polis tarafından yakalandı, hapse atıldı. Castro hatırı sayılır miktarda para ödeyip büyük gayretler sarfederek onu hapisten kurtarmayı başardı. 1956 yılında Gramma Gemisi ile Küba’ya çıkarma yapan bir avuç insan arasında o en öndeydi. Guevara Sierra Maestra’da geçen 3,5 yıl içinde büyük kahramanlıklar gösterdi. Astımlı olmasına rağmen bu savaşlarda kendine düşeni fazlasıyla yaptı. Batista rejiminin devrilmesinde nihai rolü oynayan Santa Barbara işgalini sağlayan kuvvetlere kumanda etmekteydi. Savaş bittiği zaman en yüksek rütbe olan Commandante rütbesine erişmişti.

 

O artık Commandante Che Guevara diye anılacak olan yakın tarihimizin aynası ve halkların kurtuluş umudu olmuştu...

 

Küba devriminin gerçekleştiği günlerde onu Merkez Bankası Müdürü, daha sonra Sanayi Bakanı, inşaatlarda çalışan işçi, toprakla uğraşan çiftçi velhasıl o her yerde. 1964 yılında Birleşmiş Milletler önünde Küba’nın görüşlerini savunan emperyalizmin dünya haklarına çektirdiklerini o kürsüden haykıran yine oydu. Sonraki yıllar Asya ve Afrika ülkelerini dolaştı. Yine yoğun konuşmalar ve gezilerin sonrasında, Che yeni bir karar aşamasındadır. Ve  “Che” Castro’ya bir mektup bırakarak başka ülkelerde yeni devrimler gerçekleştirmek üzere Küba’dan ayrılır. Bu olay Küba’nın düşmanları için bulunmaz bir fırsattır. Tek günahları sömürüye karşı çıkmak olan Küba devrimcilerini yermek için türlü yalanlar uydurulur, bu defa da iki silah arkadaşının birbirleri ile geçinemediklerini ve Castro’nun Guevara’yı öldürttüğünü ileri sürülür.

 

Çünkü Che Guevara çağımızın ünlü devrimcilerinden biridir. Amerikan emperyalizmini ilk dize getiren hareketlerden birinin önderlerinden olması dolayısıyla, antiemperyalist bir savaşa hazırlanan, hazırlanmak zorunda olan üçüncü dünya halkları için son derece önemli bir kişidir. Ve salt bu neden bile başlı başına yalan söylemeleri için geçerlidir.

 

Che Guevara ateş gözleri Bolivya dağlıklarındaki bir vuruşma sonucunda kapandığında bile gülümsüyordu. Bir devrimciye yakışır biçimde yaşadı ve öldü. Her çağın bir destanı vardır. Yeter ki, insan o destanın soluğunu kendi yüreğinde duysun. Yirminci yüzyılın destanı yanında ne Homeros’un İlyada’sı ne de Akha’ları kahreden Akhileus’un öfkesi! Wall Street canavarının Vietnam’a bir günde yağdırdığı ateşin binde biri eski Yunan tanrılarının tümünü birden yok etmeye kadirdir. Ajansların soğuk dili ve telekslerin kuru takırtısında her gün çağımızın destanı nefes alıyor. Yeter ki, o nefesi duyacak kadar insan olalım, yeter ki ateş gözlü ve gülen yüzlü Che’nin niçin öldüğünü bilelim. Bolivya dağlıklarında gerilla savaşının çetin koşullarında Che’yi mutlu kılan ne vardı? 1956’dan beri durmadan dövüşen bu adamın dileği neydi? Güney Amerikanın çileli topraklarında genç yaşında gözlerini yuman bu güzel adamın tutkusu neydi?

 

Che Guevara niçin dövüşüyordu? İster günün gölgesinde saat beş olsun, ister sabah şafağında beş. Hangi saatte olursa olsun, ölüm saati korkunç ve karanlıktır. Ama o ‘korkunç ve karanlığı’ güzelliğe ve kararlılığa ve aydınlığa çeviren Che Guevara’nın hayatı gibi hayatlardır. Bugün dünyanın her köşesinde o doğum günüyle anılarda her zamankinden daha güçlüdür.

 

Ve o çok sevdiğim son bir baba söz ile yazıyı bitirirken, bugün taaa içimden diyorum ki iyi doğdun koca adam... Ve o mehşur baba sözüyle bitiriyorum... Yani Che’nin ardından  babasının oğlunu anlattığı kitap için herkes biraraya gelir ve sorarlar... “Niye bu kitap?”... Baba düşünür ve; “Oğlum Che’nin geride bıraktığı silahı elime alacak kadar genç ve yeterince cesur olsaydım bu kitabı asla yazmazdım”, der.

 

Kaynak:

http://www.ulkedehaber.com/yazar/dunya-halklarinin-zalimlere-tokadi-ernesto-che-guevara-34.html

Okunma 451880 defa

2143 yorum

  • Yorum Linki Jannie Salı, 23 Ekim 2018 22:20 yazan Jannie

    It's a shame you don't have a donate button! I'd certainly donate
    to this fantastic blog! I guess for now i'll settle for bookmarking and adding your RSS feed to my Google account.

    I look forward to fresh updates and will share this blog
    with my Facebook group. Talk soon!

  • Yorum Linki Lauren Salı, 23 Ekim 2018 21:19 yazan Lauren

    Wow, marvelous blog layout! How long have you been blogging
    for? you made blogging look easy. The overall look of your web
    site is fantastic, let alone the content!

  • Yorum Linki Milagro Salı, 23 Ekim 2018 21:07 yazan Milagro

    ขายสื้อผ้าสำหรับข้ารายการสาวสวย

  • Yorum Linki Lashonda Salı, 23 Ekim 2018 21:04 yazan Lashonda

    I like the valuable information you provide in your
    articles. I will bookmark your blog and check again here regularly.

    I am quite certain I'll learn many new stuff right here!
    Best of luck for the next!

  • Yorum Linki Melvin Salı, 23 Ekim 2018 18:45 yazan Melvin

    Everything is very open with a very clear explanation of the challenges.
    It was really informative. Your website is useful. Many thanks for sharing!

  • Yorum Linki Amado Salı, 23 Ekim 2018 15:53 yazan Amado

    I always used to read paragraph in news papers but now as
    I am a user of internet so from now I am using net for articles or reviews, thanks to web.

  • Yorum Linki Leta Salı, 23 Ekim 2018 08:21 yazan Leta

    I was recommended this web site by my cousin. I'm not sure whether this post is written by him as nobody else know such detailed about my problem.
    You're wonderful! Thanks!

  • Yorum Linki Michaela Salı, 23 Ekim 2018 04:54 yazan Michaela

    You made some really good points there. I checked on the web to learn more about the issue and
    found most people will go along with your views
    on this web site.

  • Yorum Linki Angeline Pazartesi, 22 Ekim 2018 23:58 yazan Angeline

    It's really a great and useful piece of info. I'm satisfied that
    you simply shared this helpful info with us. Please keep us up to date like this.
    Thank you for sharing.

  • Yorum Linki Ruth Pazartesi, 22 Ekim 2018 23:33 yazan Ruth

    I will right away snatch your rss feed as I can't in finding
    your email subscription hyperlink or e-newsletter service.
    Do you've any? Please allow me recognise in order that I may just subscribe.
    Thanks.

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.